Bir Blogu Kötü Yapan Nedir?
Blog yazarlığı yabancılar için profesyonel bir iş, yani para kazandıran, meslek haline gelen bir şeyken bizde maalesef o kültürün henüz yerleştiğini söylemek zor.
Peki nerde yanlış yapıyoruz?
Bir kere çalıntı illetinden kurtulmamız gerek. Alıntı ile çalıntı arasındaki farkı anlamak bir yana, özgünlükten yoksun, çal, kopyala, yapıştır içerikler zaten arama motorlarınca da dikkate alınmıyor.
Emeklemeden koşmaya kalkma alışkanlığı da çok yaygın. Ne de olsa Türk’üz, taştan para kazanırız, yeri gelir Boğaziçi Köprüsü’nü bile satarız. Çok yapılan yanlışlık da içeriği olmayan bir sitenin piyasadaki her reklam ağına girmesi, insanda göz zevki bırakmaması.
Blog yazarlığı ile Twitter mantığını karıştırmak da yanlışlardan. Bloga daha fazla içerik girmek adına o anki psikolojik durumunu yansıtanlar da çoğunlukta. Kişisel de kardeşim o kadar da değil artık, ne yapalım sevgilinden ayrıldıysan?
Görsel özgünlük de önemli. Herkes kod yazamaz elbette ama blog yazabiliyorsa en azından kişiselleştirebilir değil mi? İnsan bazen farklılık arıyor gezdiği sitelerde, göze hitap edilmesini istiyor. Bu konuda gerçekten başarılı denebilecek, bırakın blogu, kaç site sayabilirsiniz? Abartılı boyutlarda font ve rengarenk bloglara değinme gereği bile duymuyorum.
Başlıkla ilgisiz içerikler, reklam içinde reklam yapan yazılar, kopyala-yapıştır yaparken arada unutulan kod parçacıkları, orantısız resimlerle kaplı sayfalar, “reklama tıklarsan lig tv bedava” türünden boş vaatler içeren yazılar da cabası. Google ne kadar Google olsa da çok seçici olamıyor maalesef bazen hiç okumayacağınız bir bloga geliveriyorsunuz.
Ha unutmadan;
Mert Erkal, “İyi bir blog benzer düşünceli insanları belirli bir amaç doğrultusunda bir araya getirebilen ve bir komünite oluşturabilen blogdur. Yani yazdığı konuda insanlara liderlik yapma becerisi olan blogcular iyi blogculardır.” diyerek tanımlamış iyi bir blogu.




























